BİLECİK – SÖĞÜT / Ahmet ÇAPKU

BİLECİK – SÖĞÜT  / Ahmet ÇAPKU

Ahmet ÇAPKU

BİLECİK – SÖĞÜT

Ülkemiz bir tarih hazinesi. Hangi toprağa adım atılsa orada tarihî bir unsura rastlamak mümkün. İklimin çeşitliliğini, toprağın verimliliğini, insanlarının gönül zenginliğini göz önünde bulundurursak hazinenin derinliği daha iyi anlaşılır. Kars’ta otağını kurmuş Harakânî, Gazneli Mahmud’u Hint coğrafyasına yönlendirirken Selçuklular’a Anadolu ve Balkan coğrafyasını hedef göstermiş. Bu coğrafyanın İslamla mayalanmasının arka planında nice erenler/ermişler var. Horasan erenleri denilen bu yapı, bütün devlet-millet yapılanmalarının temelinde yer almış, buraları yurt tutanların benliklerini şekillendirmiş görünüyor. Mehmet Akif bu hususu şu beyitlerle ne güzel dile getirir: “Allah’a dayandım diye sen çıkma yataktan / Manâ-yı tevekkül bu mudur, hey gidi nâdân! / Ecdadını, zannetme asırlarca uyurdu / Nerden bulacaktın o zaman eldeki yurdu?” ‘Eldeki yurdu’n coğrafyadan vatana dönüşmesi asırlarca bir yürüyüşün meyvesidir.